Bilgisayar Mühendisliğinin Yazılımcıdan Farkı Ne? Üniversite Niye Şart?

Öncelikle okumadıysanız önceki yazılarımı okumanızı tavsiye ederim.
Ve tabii olmazsa olmaz, kutsal kaynak, hala yararlanıyorum:

3. sınıfta bir tane projeli yazılım geliştirme bir tane de elektronik dersi (sinyal) aldım. (Birçok arkadaşım sadece bir bilgisayar dersi almama şaşırdılar.) Fakat ikinci dönem exchange'e gidip 5 tane teknik dersi dayadım. Ödevler projeler. Şimdi de ise Koç'ta araştırma asistanıyım. Dolayısıyla biraz bilgim var artık bu konularda.

"Bilgisayar Mühendisliğine Ne Kadar Hazırsın?"  yazısında anlatmaya çalıştığım 2 madde vardı:

1- İşinizi sevecekseniz gelin. Dolayısıyla bölümü okumayı sevecekseniz gelin.

2- Öğrenmeyi sevecekseniz gelin. Bir ömür boyunca google taraması yapmayı, araştırmayı göze alacaksanız gelin.

Fakat "Bilgisayar Mühendisini bilgisayar mühendisi yapan ne? Biz okulda ne öğreniyoruz da farklı oluyoruz. Nedir üniversiteyi zorunlu kılan?", bunlardan bahsetmemiştim. (Bahsetmişsem de unutun onları, şimdi daha iyisini yazacağım.)

*

Birkaç gündür Makine öğrenmesi çalışıyorum. İşte çalışmamdan bir kesit:



Öncelikle bkz: Allah belasını versin böyle matematiğin

Yukarıdaki formüller bir bilgisayar dersinin slaytlarından bir kesit. Neredeyse bütün teknik, bilimsel çalışmalara konu olan bilgisayar dersinde bu tip formüllere rastlayabilirsiniz. (Tabii hepsinde kompleks formüller bulamayabilirsiniz, dersine göre değişir.)

Yukarıdaki acayip harfler bütününü elimden geldiğince açıklayayım bakalım sıkılmadan okuyabilecek misiniz:

Makine öğrenmesi özetle belli vakalarda çıkan sonucu kaydeder, sonra yeni vakalardaki sonucu tahmin etmeye çalışır. Açalım: A, B, C kişileri (vakalar) hastahaneye kaldırılıyor. A, B'de akciğer kanseri çıkıyor, C'de çıkmıyor (sonuçlar). Sonra A, B ve C'nin bilgilerine (değişkenler) bakıyorlar. A 54 yaşında, 2 çocuk babası, sigara içiyor. B 48 yaşında, sigara içiyor, armut yiyor. C 56 yaşında, sigara içmiyor, hem armut yiyor hem de 12 çocuk babası. "Hee tamam o zaman çocuklarla ve armutla alakası yok, sigara içiyorsa akciğer kanseridir, içmiyorsa değildir, yaş olarak da minimum 48 yaşındaysa tamam ölmüş o adam." diyip bir program yazıp bilgisayara yediriyorlar. Sonra hastahaneye 60 yaşında, sigara içmeyen 2 çocuk babası bir adam geliyor, ismi "Walter White", bunu "Hasta değil bu bunu alın buradan." diye gönderiyor. Eee tabii bu kadar kısıtlı veriyle ve süper düz bir mantıkla yazılmış bu gerzek program haliyle daha ilk sınavında cortlamış oluyor ve bilim adamları "Yav bu mühendisler de bir şeyi beceremediler, en iyisi araştıralım biz bunu." diye "Makine Öğrenmesi" (Machine Learning) diye bir bilim dalı ortaya çıkarıyorlar.

(Burası zevkli taraftı, sıkıcı taraf geliyor.)

Yukarıdaki formüle gelelim. Vakaya (örnek de denir) x diyoruz. Vakanın sonucuna y diyoruz. f(x) = y özetle. Buraya kadar tamam. Bu vakanın y sonucu vermesine de x'teki bir takım değişkenler neden oluyor. Bunları da x'in altına sayı koyarak gösteriyoruz. x1, x2, x3 gibi. (Yani x aslında bir sayı değil, bir matris, içinde de değişkenler var.) Eğer sayılar x'e üslü sayı olarak geliyorsa x^1, x^2, x^3 şeklinde, bu ise o x'in kaçıncı vakayı temsil ettiğini gösterir, örneğin yukarıdaki örnekte A kişisi birinci vaka yani x^1'dir. Aynı şekilde y^2'de 2. vakanın sonucudur. hθ(x) ise hipotez yani tahmin fonksiyonu. Tahmin fonksiyonunun formülü tahmin edeceğin şeyin türüne göre değişebiliyor. Örneğin bir insan 100 metre yürürse 250 kalori yakar, 200 metre yürürse 450 kalori yakar, 300 metre yürürse 650 kalori yakar, 400 metre yürürse kaç kalori yakar? şeklinde bir problemde sonuçlar doğrusal olduğundan hipotez fonksiyonunu da doğrusal yaparız yani 2m + 50 şeklinde (m yürünen metre). Doğrusal hipotezi de θ0 + θ1xdiye gösterebiliriz. Tabii değişken sayısı arttıkça tetalar da artar ayrıca sonuçlar doğrusal bir grafik değil de parabolik bir grafik çiziyorsa değişkenlerin karelerini küplerini vs. almamız gerekebilir. Fakat bazı durumlarda hipotezimiz eldeki vakalara mükemmelce uyar fakat yeni tahminlerde saçmalar çünkü yeterince genel bir formül değildir. Anlatarak olmayacak, resmini atayım:



Bahsettiğim durum en sağdaki durum, yani overfit. Yılan gibi kıvrılan saçma sapan bir doğru (eğri?) çizdiğimiz için yeni tahminler yapamıyoruz. Bunu engellemek için de ortaya regulasyon çıkmış. Yanda gördüğünüz lamda/m çarpı teta formülü de tetaların etkisini azaltmaya yarıyor. 
Hipotezimiz ne kadar doğru bunu anlamak için de bir formülümüz var. (hipotez - gerçek sonucu)^2 (karesini alarak bu çıkarmanın sonucunun pozitif olmasını garantileriz.) sonra bu toplamayı tüm vakalar için yaparız. Buna da "cost function" yani maliyet fonksiyonu deriz. Biz bu fonksiyonun olabildiğince küçük değer vermesini istiyoruz. Bu fonksiyonun formülünde bizim hipotez fonksiyonu da rol oynadığı için biz en düşük değeri bulurken hipotez fonksiyonunu değiştiriyoruz e bunu yaparken haliyle x'leri (yani değişkenleri) değiştiremeyeceğimize göre tetaları değiştiriyoruz. Tetaları değiştirmenin de algoritması var özetle eski teta'dan "maliye fonksiyonunun regulasyonla toplamının tetaya göre türevi"ni çıkart yeni teta yap. (x'i beş yap, elmayı armut yap tarzı şeyler := ile gösterilir.) O gördüğünüz köşeli parantezdeki formül maliye fonksiyonunun türevi yani.
Peki iki üstteki resimde hipotez fonksiyonu niye akraba evliliğine dönmüş? Bak o uzun hikaye. 
Bunları anlatarak hem beyninizi yakmış oldum hem de konu tekrarı yaptım ehehe.          

Bu da Elektroniğin baba derslerinden "Dijital Sinyal İşleme" dersinin ünlü formülü "Fast Fourier Transform" yani "Hızlı Fourier Dönüşümü". (Bilgisayar mühendislerine de verilir bu ders. Arkadaşım bu dersin finalinden 4 alarak dersten geçtiğini söyledi çünkü kalma/geçme çan eğrisiyle belli oluyordu.)


Sorarım size, sinyal nerede? Devreler nerede? Arçelik bunun neresinde?

Sadede geliyorum: Arkadaşlar bilgisayar mühendisi kod yazan adam değildir, yukarıdaki formülleri icat eden adamdır veya icat edilmiş şeyleri denenmemiş yerlere uygulayarak yeni (Akıl Oyunları'nda John Nash bardan hatun kaldırma stratejisini ekonomiye uygulayıp da Oyun Teorisini buluyor ya o hesap) problemlere yeni çözümler getiren insandır. Yukarıda gördüğünüz formülleri matematikçiler geliştirdiyse bile bunu bilgisayara, programlara, web sitelerine, aplikasyonlara uygulama işi başlıbaşına bir alan. Ve sadece bilim adamlarının işi değil. Google'daki mühendisler daha hızlı nasıl arama yapabiliriz diye formüller geliştiriyor veya eldeki kodlarını daha da hızlandırmaya bakıyorlar (sonra da arama şu kadar sürdü diye gururla sitelerine yazıyorlar), Facebook'taki adam güvenliği sağlamak için spam paylaşımları engelleyen uygulama geliştiriyor ve tabii bu uygulamayı geliştirirken de neyin spam paylaşım olduğunu tahmin etmeye yönelik çalışmalar yapıyor ki "durum çok ciddi" diyip tüm suçu facebook'a yıkan adamlar yüzünden FBI ile başı derde girmesin.
Bakın size çok basit bir araştırma konusu vereyim isterseniz ileride üzerinde çalışıp milyarder olun; Spotify dinlediğiniz müziklere göre her hafta size çalma listesi hazırlıyor. Bu çalma listesini neye göre belirliyor düşündünüz mü? Spotify bunu sizle aynı müzikleri dinleyenlerin çalma listelerinden şarkı araklayarak yapıyor, dolayısıyla araya çöp şarkılar girebiliyor. Halbuki yukarıda anlattığım makine öğrenmesini kullanıp şarkıları analiz ederek (atıyorum X şarkısında şu frekansta kadın sesi var A kişisi beğenmiş, Y şarkısında da aynı frekansta kadın sesi var o zaman A'ya bunu da önerelim) da bir çalma listesi oluşturabilirdi ama çok tembel olduğu için yapmıyor. Belki ileride siz yaparsınız?

Küçükken yazılımı çok kolay zannederdim, derdim "Zaten her şey internette yok mu?" Hem evet hem hayır. Her şey internette var, yani internette dolu kodlama dersi ve belirli çözümler için yazılmış hazır kodlar var ama bunları kullanmak için en uygun yolu bulmak sizin elinizde. Atıyorum X yazılımını her yazılımcı yazabilir ama bu yazılımı 10 satırda yazıp programı da 1 dakikada çalışıp işini bitirecek şekilde herkes yazamaz.

Yazamayan mühendisler de olabilir, yazabilen lise mezunları da. Fakat patron yazmasını garanti gördüğü kişiyi alır. Mühendisler de bunun eğitimini aldığı için bunun sözünü önceden verir diyebiliriz.

Bilgisayar mühendisliği bu tip görevleri yerine getirebilecek adamları yetiştirmek için hazırlanmış bir bölümdür bu yüzden Türkiye'nin (hatta dünyanın) her yerinde ders programları üç aşağı beş yukarı aynıdır. Örnek:

İTÜ Bilgisayar: (Türkçe eğitim veren en iyi üniversite diye burayı yazdım ama İngilizce dersler mevcut)
http://www.sis.itu.edu.tr/tr/dersplan/plan/BLG/201110.html

Elazığ Fırat Üniversitesi:
http://bil.muh.firat.edu.tr/tr/node/109

Biraz inceleyin. Tembelseniz ben söyleyeyim: neredeyse aynılar.

Fark şu; ODTÜ'den adam "Merhaba ASELSAN, ben ODTÜ'den mezunum 3.32 ortalamam var son senemde makine öğrenmesi üzerine Prof. Dr. Bilal Geyik'in gözetiminde projeler yaptım." deyince ASELSAN "Gel bana gel bana bebeğim." derken Elazığ Fıratlı eleman "Selam ben yeni mezunum, not ortalamam 3.90 çok başarılıyım." derse "Yeme bizi Nuri" diyebilirler. Demeye de bilirler. Bilgisayar mühendisliği müfredat yazınca Fırat ilk sayfada çıkıyordu o yüzden kurbanım oldular. Mezunları nasıl, itibarı iyi bir üniversite mi hiç fikrim yok.

Fakat şu bir gerçek ki günümüzde bilgisayar mühendisliğini Stanford'da da, Trabzon'da da, Angola'da da okuyabileceğiniz için şirketler sizden kendinizi başka şekillerde de kanıtlamanızı ister ki bu daha başka yazının konusu.

Fakat Türkiye'de patronlar "Şirketimize gelen ziyaretçilerin konumuyla müşterilerimizin konumlarını eşleştirelim böylece en dönek müşterileri bulup evlerine virüs atan canavar mühendisler alalım!!!!" demezler, sadece websitesi ve şirkete has basit uygulamaları yazacak ve bunların devamlı olarak sorunsuz çalışmasını sağlayacak birini ararlar. O yüzden herkesin mühendis olmasına gerek yoktur. Bu yüzden Bilkent CTIS gibi sırf "programcı" yetiştirmeye yarayan bölümler vardır. Veya patronlar iş ilanlarına "Üniversitelerin Bilgisayar müh., Endüstri müh. veya Matematik bölümlerinden mezun" tarzı geniş ifadeler yazarlar çünkü sadece elindeki işi yapabilecek biraz da kafası çalışan birine ihtiyaçları vardır.  (biraz kariyet.net'i inceleyin.) Ama gidip de lise mezunu biriyle de iş yapmak istemezler. Fakat ya bu lise mezunu kişi ssg gibi Microsoft'ta çalışmış, Türkiye'nin en çok tıklanan sitelerinden birini açmış yani özetle feleğin çemberinden geçmiş biriyse? Tabii o zaman istisna. Lâkin şu var ki ssg'nin, Bill Gates'in, Steje Jobs'un yani bilgisayarın yeni ve acayip bir alet olduğu ve etrafta zaten bilgisayar mühendisinin bulunmadığı zamanlardan bilginin güç olduğu ve dağda otun Hindistan'da bilgisayar mühendisinin bittiği zamanlara geldik. Yani artık öyle kahramanlık hikayeleri yazmak güç.

Bu arada yukarıda "Her şey internette vardır." önermemin aynı zamanda yanlış olduğunu söylemiştim. Bunu zaten açıkladım. "Spotify'da müzikleri analiz ederek kendi zevkime göre en harika müzikleri nasıl bulurum." diye google araması yapmayın cevabı yoktur. Bu yüzden dünyada üniversiteler ve araştırma enstitüleri var.

3. madde için laflar hazırladım ama toparlayamadım. Ama sanıyorum başlıktaki soruyu güzelce cevapladım. Sorusu olan? :)))

Son olarak, soru: "Ben Bilgisayar mühendisliği değil Elektronik mühendisliği yazacağım. Oradan bilgisayara kayacağım!" (Verdiğim linkte ODTÜlü hoca da buna cevap vermiş.)

Kayabilirsiniz!!! Kesinlikle kayabilirsiniz! Şu anda ofiste Boğaziçi Elektronikte okuyan Galatasaray lisesi mezunu bir arkadaşla aynı işi yapıyoruz. Oda arkadaşım İTÜ Elektronik ve Haberleşme mezunu fakat şu an Koç'ta Bilgisayar mühendisliği doktorasına hazırlanıyor. Siz de yapabilirseniz. Fakat bu arkadaşların yaptığı gibi bir sürü teorik elektronik dersiyle, bilgisayar mühendislerinin el sürmeyeceği düşük seviyeli kodlama dilleriyle ve yine bilgisayarla alakalı olmayan türev integral tabanlı matematik dersleriyle cebelleşirken "Elektroniğin de Allah belasını versin, azimli yazarın da." demeyin. Yani ileride Kimyacı olmayı hedefleyip lisede bir ton Fizik dersi almak gibi bir şey bu. Bu yapılmayacak bir şey değil, (Belki bilgisayar mühendisliği okurken daha elektroniğe yakın alanlara kaymaya başlayacaksınız?) fakat daha kafanızı organik kimyadan, hücrenin bölümlerinden kaldırmamışken "ileride ona buna kayarım" temalı dolaylı planlarla asla tercih yapmayın.

44 yorum

Efsane bir yazı olmuş.Çoğu kişi bilgisayar mühendisliğini kod yazmaktan ibaret sanıyor.Temeli matematiğe dayanan bir disipline sahip.Tabi yapılmak istenen işe bağlı olarak matematiğin hiç kullanılmadığı alanlarıda seçmek mümkün.Ama ML,DL geleceğin ta kendisi.Ve çoğu ML,DL konusunda hevesli kişi daha ilk AI dersinde belalar okuyarak hayal kırıklığına uğruyor.

Sana bir kaç sorum var cevaplarsan sevinirim.

1-Tensorflow,Theano,Caffe kullandın mı ?
2-Deniz hocanın asistanı olarak mı oradasın ? (MIT mezunu deli biri :D )
3-Seneye Google Brain Resident a başvuracak mısın ?

Reply

hocam ctis hakkında ne düşünüyorsun?

Reply

@Mertcan
Selam Mertcan. 1- Bunları yeni duydum, Machine Learning'de yeniyim ben gördüğün gibi daha yeni gradient descent öğrendim. 2- Yok Deniz hoca değil, Metin Sezgin.
3- Valla bunu da ilk defa senden duymuş, güzel gözüküyor ama benim cv'm yetmez gibi, ml ili tek proje bu yaz yaptığım şey işte.

@ADSIZ
Alaylı programcı yetiştirmek için güzel bir bölüm. Kocaeline vs. gitmek yerine düşünürdüm.

Reply

Hocam yerleştirme puanım 18k. 2 yıldır Bilkent Matematik seçmek istiyorum. Bölüm hakkındaki görüşlerinizi alabilir miyim?

Reply

Abi ben de bilgisayar muhendisligi dusunuyorum.iki soru sorcam.birincisi hazirlikta gunluk duzenli calissam gecebilir miyim.ikincisi bursun not ortalamasina bagli olarak kesiliyo mu.hadi bisi daha sorcam.oraya gelirsem kayitan once falan derslere girebilme imkani oluyo mu bi fikir sahibi olmak icin.

Reply

Finansta iş imkanları var, yukarıda yazdığım gibi yazılımda iş imkanın da var. Ama çıkması zor. :) Madem 2 yıldır seçmek istiyorsun yaz gitsin o halde.

Reply

Hazırlık soran arkadaşa; hazırlıkta günlük düzenli çalışsan geçersin evet. Not ortalamasına bağlı olarak kesilmiyor derslerden 2şer 3er kalmaya başlarsan onların insafına kalıyorsun. Kayıttan önce ders olmadığı için giremiyorsun.

Reply

Sizlere birkaç sorum olacak bilkent matematik bölümü ile ilgili cevaplarsanız sevinirim.Şimdiden Teşekkürler.

Herzaman matematik bölümü sadece ispat ve teori üzerinde kafa yorulan bir bölüm olarak algılanıyor.Ben böyle olmadığını biliyorum fakat çekindiğim noktada bu oluyor kişisel ilgi alanım özerk akıllı makineler,yazılım,robotik,yapay zeka üzerine ve bu alanda çalışıp gelişip dünyada en iyiler arasında olan bir üniversitede yüksek-doktora yapmak hedefim.Bilkent matematik bölümünde bunlara ne kadar yoğunlaşma şansım var teori-ispat bunu çok mu fazla engelliyor?Veya bilkent veyahut bölüm buna ne kadar uygun.
Hayalim Bilkentte okumak fakat CS,EE,Makine Müh. için Tam burslu okuyacak kadar başarılı bir öğrenci değilim.

Merak ettiğim konu bu aslında cahilim biraz matematik konusunda.Merak ettiğim hayalim olanla uğrasmak için matematik ne kadar uygun daha alt orta sıra üniversitelerde işin mühendisliğini mi okumak gerek görüşleriniz fikirlerini çok merak ediyorum cevaplarsanız çok yardımcı olursunuz.

Reply

Senin soruyu arkadaşa sordum, müsait olunca cevap verecek

Reply

Abi internet imkanlari nasil hizli mi baya bide sadece akadrmik amacli mi kullanilabiliyor.hazirlikta gunluk iki uc saat calissam yeter mi

Reply

bekliyorum hocam

Reply

Yazınızı çok beğendim, sormak istediğim bir soru var. Ege Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği hakkında bir bilginiz var mı?

Reply

Sıralamam 10 bin küsür. Çok arada kaldım gibi hissediyorum puan olarak. İTÜ gibi üniversiteler ile 20k ile alan üniversiteler arasında çok istediğim bir üniversite yok. Yıldız teknik hakkında bir bilgin var mı? İngilizcem sağlam ama YTÜ de ingilizce eğitim yok acaba biraz daha düşük olup ingilizce eğitim veren bir yere mi gideyim yoksa ingilizcem iyi olduğundan fark eder mi türkçe yada ingilizce okumam? Ya da seneye kalıp (zaten mezunum) 2. mezun senemde evde hem sıralama yükseltip hem de Yabancı üniversitelerin internette cs derslerini alsam faydası olur mu? Sene başında tıp yazabilirim diyordum MF3 sıralamam 6 bin fakat tıp istemediğimin farkına vardım. Çok kararsızım :(. Teşekkürler

Reply
Bu yorum yazar tarafından silindi.

Merhaba yazilim muhendisligi tavsiye eder misiniz

Reply

Kısacası kıytırık ünilerde okuma diyorsun.Orta şekerli üniler hakkında görüşün neler? Mesela anadolu ,gazi gibi.Bir de şöyle bir şey eklemek istiyorum bazı öğretim üyelerinin özgeçmişlerine bakınca elektrik-elektronikten mezun olmuş ama bayağı bir yapay zeka vs projelerini görüyorum. Ama bir ODTÜ ye bakınca adam bilgisayar mühendisliginden mezun olmuş.Yurtdisinda çalışmış arti projeleri var.Ikisi arasinda epey bir fark var mıdır eğitim açısından? Tabiiki vardır ama bu ciddi derecede midir merak ediyorum?

Reply

"Machine learning" in çevirisi daha isabetli bir şekilde yapılabilirdi. Bu arada bu anlatılanlar yazılımın "okulun şart olması" konusuyla örtüşmüyor. Herkes bu işlemleri stackoverflow, internetteki binlerce kaynak (pdf, pluralsight vb) ile öğrenebilir. Bu arada üni karşılaştırmasının bilgi içerikli bir yazıda dahi yapılıyor olması bence biraz garip. Kendi yorumumdur. Sadece beni bağlar. Kolay gelsin.

Reply

@Pınar Aleyna
Kıytırık üniversitede okuma demedim de, neden üniversitelerin müfredatı farketmezken oradan mezun olmanın farkettiğini belirtmek istedim.
Bu söylediğin daha çok o hocaların dönemindeki bilgisayar mühendisliği bölümleri, sayıları ve olanaklarıyla alakalı. elektronikten bilgisayara kaymanın d akolay olmasıyla da alakalı.
İkisinin eğitim açısından bir farkı yoktur; ikisi de not defterine ne yazdıysa slaytlara ne yazdıysa onu okur. Hocaların öğretmenliği onların birinci işi değil ek işidir. Hocaların özgeçmişleri ve şu anki başarılarının önemi onlardan referans aldığınızda veya onların torpiliyle işe girdiğinizde işe yarar.

Reply

@PRIMAL SHADE
Machine learning'in çevirisini ben yapmadım güzel kardeşim.
Evet bu işlemleri videolardan öğrenebilir herkes. Yukarıda da söyledim her şeyin internette olduğunu (daha fazlasını da söyledim ama anlaşılan iyi okumamışsın). Hatta internette lise fiziği, biyolojisi kimyası da var. Ya hatta internette okuma yazmayı öğreten videolar bile var buna inanabiliyor musun? Göbeği kaşıyarak video izlemekle dünyada kabul görmüş formatlarda ders, ödev, proje vererek öğrenci takibini sistematik bir şekilde yapan okullarda "bu dersi başarıyla geçti" belgesini alarak ders öğrenmek aynı şey değil. Sen öyle olduğunu düşünebilirsin ama yetkili kişiler sana katılmıyor.
Üni karşılaştırması yapmadım ben. Bu kadar art niyetli olacak ne vardı bi anlasam. Yazılarımı okuyup da üniversiteyi mi kazanamadın naptın?

Reply

Merhaba hocam, bu sene 12. sınıfa geçiyorum. SBS'de çok yüksek hedeflerim vardı (galatasaray, istanbul erkek vs.) gibi fakat sadece hedefte kalmıştı. Bütün sene boyuna lol dota vs. oynadım dershane etütlerinden kaçtım internet kafeye falan gittim ve sınavda 465 aldım. Aynı hatayı tekrar yapmak istemiyorum o yüzden bu zamanlardan çalışmaya başladım. Oyunları vs de bırakıyorum yavaş yavaş. Yazılarının çoğunu okudum, şu anda günde 20-25 paragraf sorusu çözüyorum ve tarihten 1 konu falan bitirmeye çalışıyorum (coğrafya çok karışık ve canım istemiyor :p). Şimdi sana sorularım şunlar

Liseye geçtiğimden beri bilgisayar mühendisliği istiyorum ve bu yılki hedeflediğim çalışmayla ilk 3-4 bine girmeyi hedefliyorum. ODTÜ Bilgisayar ile senin okuduğun Bilkent Bilgisayar'ın farklarını nelerdir ? Odtü hakkında hiç duyum aldın mı ? Bir de sen SBS'de (yada oks) kaç puan yapmıştın ?

Bloğun harika bu arada. Bir çok arkadaşıma tavsiye ettim. İyi günler diliyorum

Reply

Bilkent'in ODTÜ'den farkı özel okul olmasından dolayı daha iyi şartlar sunması ve kapsamlı burslu öğrencilerine aylık 670 lira + yurt bağlamasıdır. Ben gerisini pek düşünmedim. Sen de düşünmezsin. 4. sınıfa gelince de farkettim ki Google mülakatı kim geçerse onu alıyor.

Ben SBS'de 474.5 yaptım.
Sınavda başarılar :)

Reply

Selam. Bu mesleği iyi yapmak için bir yetenek gerekiyor mu? Her yerde analitik düşünce vs. deniyor. Sen bir öğrenci gözüyle bu mesleğin neler gerektirdiğinden, kimlerin bu işte başarılı olup iyi yerlere gelebileceğinden bahsedebilir misin? Teşekkürler.

Reply

hocam Kocaeli üniversitesine gideceğime ctise giderim demişsiniz bu hangi ctis oluyor.bilkent deki ctis mi ?

saygılar

Reply

CTIS için şöyle demişsiniz"Alaylı programcı yetiştirmek için güzel bir bölüm. Kocaeline vs. gitmek yerine düşünürdüm"

kocaeline gitmek derken.Kocaeli üniversitesi bilgisayar mühendisliği mi? oluyor.Ve ctis programcı yetiştirmez büyük oranda yazılımcı yetiştirir.

Reply

Başkent Üniversitesi nasıldır hocam.Mühendislik okunurmu

Reply

"Selam. Bu mesleği iyi yapmak için bir yetenek gerekiyor mu? Her yerde analitik düşünce vs. deniyor. Sen bir öğrenci gözüyle bu mesleğin neler gerektirdiğinden, kimlerin bu işte başarılı olup iyi yerlere gelebileceğinden bahsedebilir misin? Teşekkürler."

Evet gerekiyor ama bu mesleği yapmadan bunu ölçebileceğini sanmıyorum. Aslında bunu hiçbir zaman ölçebileceğini sanmıyorum. Ben 3 senemi doldurdum hala anlamadım bende yetenek var mı yok mu. Sevecek gibiysen yaz gitsin.

Reply

"hocam Kocaeli üniversitesine gideceğime ctise giderim demişsiniz bu hangi ctis oluyor.bilkent deki ctis mi ?

saygılar"

Evet Bilkentteki ctis

Reply

Başkent nasıl bilmiyorum.

Reply

abi ben ahmet. bu yıl ygs 1 de 340 bin sıralama yaptım.beğenmediğim için lys ye de girmedim o boşluktada hiç ders çalışmadım.eylül ayında 2017 sınavına hazırlanacağım.Sence ilk 50 bine girebilirmiyim?abi hevesimi kırmak için belki söylemezsin ama ben etkilenmem sen net söyle abi ilk 50 bin olur mu? yani en iyi kaçıncı olurum mf4 te?

Reply

Malesef bilemiyorum kardeşim. Keşke söyleyebilsem.

Reply

Abi sen bu mesleği sevecek gibiysen yaz demiştin ama karar aşamasındayım ben (2017 ygsciyim) yani bir yanım tıp diyor çünkü ezberim ve biyolojim iyi, bir yanda cs/ce var matematiğim iyi sayilir ama bu adamlar bilgisayar mühendisliğine gidip ne öğreniyor, ne çalışıyor bilmiyorum. Bir de Bilkent te 50 bininci adamla aynı sıralarda oturmak sorun yaratmıyor mu? Yani ben ilk 2000 e hatta 1700 e girmisken 50k dereceyle babasının parasini verip gelen adamla okuyabilir miyim bilmiyorum.

Reply

Kardeşim ben bırak Bilkenti lisede 50 bininci adamlarla aynı sıralarda oturdum. Hatta ilkokulda barajı geçemeyenlerle aynı sırada oturdum. Hepsi de iyi arkadaşlarımdı. Bunu böyle ego meselesine düşürmek yanlış. Baba parası dediğin ise yılda 30 bin hadi yurdu yemeği diğer harcamaları ekle 42 bin. Ayda 3.5 bin eder. Ayda 3.5 bini anne ve babası çalışan biri çok rahat verebilirim. Bu parayı ödemek için fabrikatör olmaya gerek yok. Öğretmen anne ve baba verebilir bu parayı.
İnsanların bilgisayar mühendisliğinde ne tip şeyler öğrendiğini yazdım, keşke daha detaylı olarak müfredatı yazsaydım ama tercihler geçti. Onu da artık başka bir zaman yazarım şu an acelesi yok. Sana önerim madem karar veremiyorsun biraz giriş seviyesindeki bilgisayar derslerine bak. Introduction to java yaz google'a. Fakat giriş seviyesindeki dersi sevsen de sevmesen de bu sağlıklı karar verebilmen için yeterli değil. Aslında sağlıklı karar verebilmen için yapabileceğin çok da bir şey yok, bu mesleğe bulaşınca anlayacaksın zorluğunu en iyisi.

Zorluğunu zevkini de bırak, mezunlar ne şartlarda, nerelerde ne maaşlarda çalışıyor. Onu düşün mutlaka.

Reply

Yanlış anlaşılmak istemem abi insanları bi sınavla degerlendirmek zaten yanlış. Ama mersinde ilk 10 a girip Bahçeşehir tıp a giden ve sonra ben onların benden bu kadar farklı olmasını kaldiramiyorum diyip adana ya geçiş yapan birini tanıyorum ve ego meselesi değil kesinlikle. 30 bin lira olarak bakınca da fazla durmuyor açıkçası ama ne bileyim işte, öyle bir algı var onlar zengin ben bursluyum durumu olur mu acaba diye. Teşekkür ederim öneriler için de :)
Bir de Biraz python bakmistim da işte senin önceden bahsettiğin 10 satırlık kodu 3 satırda yazabilecek miyim bunu bilemiyorum. Araştırmaya devam yapacak bi şey yok :)

Reply

Üniversite dediğin 10000+ kişilik yer. Benim çok sevdiğim burssuz arkadaşlarım da var, işim olmayan burssuz kişiler de. Yani bunlar var olmasına var da ben bunları tanımıyorum işim olmadığı için. Geneli Ankaralıdır zaten, okuldan eve evden okuladır. Yani rahatsız edici bir durumla karşılaşmadım, zaten bunları kafaya takmayacak kadar burslu/burssuz kafama göre arkadaşım oldu.

Reply

Abi koç ta çalıştığın projeden bahsedebilir misin biraz? Neler yapıyorsun, nasil çalışıyorsun?

Reply

geliyor o yazı dizisi de

Reply

Selamün aleyküm üstat, bilmiyorum burda sormam doğru mu ama ben fen lisesinde yeni son sınıfa geçmekte olan bir çomar olarak sizden BOUN MIS bölümüyle ilgili beni aydınlatmanızı istiyorum. Ortaokuldan beri bilgisiyara ilgim var, Linux/BSD sistemleriyle uzunca haşir neşirim ve IT'yi seviyorum. Ancak bilgisiyar mühendisliği puanları bana fazla şişirme geliyor, yani söylemek gerekirse LYS ile bir yıl çok ciddi kedimi yormak ve bu kendimi yormuş olduğumun konuları* öğrenmemin gereksiz bir uğraş olduğunu düşünmem ile beraber bir takım düşüncelerle LYS'ye hazırlanmaya üşeniyorum açıkcası. MIS bölümü yaptığım araştırmalar sonucu yani en azından benim gördüğüm işin dış kısmı olarak kağıt üstünde pek çılgın tam benlik bi bölüm. Hem IT hem yönetim, ve teorik değil pratik odağında. Efendim işte söylemesi ayıp problem çözme yeteneği, inovasyon filan hep benim alanlar bunlar. Tabi işin en hoş tarafı YGS6 ile alıyor, 480-520 arası bir puan ile. Böyle bi durumda kendimi LYS'den azad edip YGS kasma gibi bir strateji geliştiriyim diyorum. Ancak benim okulda 2 dönem üstüm olan ve boğaziçinde elektrik-elektronik okuyan samimi olduğum bir kardeşimiz bana mühendislikten şaşma YBS'ymiş filan şişirme şeyler onlar gitme dedi aklımı karıştırdı. Bu konuda yardımlarınızı bekliyorum, teşekkürler..

*biyoloji kimya filan iğrendiğimden yani deli dolu bir şürü boş sey, matematik fizik aşkımdır yoksa

Reply

Kardeşim benim MIS ile ilgili bilgim yok ama orada okuyan arkadaşım. Mailini ver veya bana mail at (dolkrutos@gmail.com) seni onunla görüştüreyim.
Ama ben tamamen YGS odaklı çalışmamanı, ana hedefinin bilg. mühendisliği olmasını salık veririm. Önemli olan senin düşündüğün değil insanların senin diploman hakkında ne düşündüğü malesef.

Reply

Selamlar
Bilgisayar mühendisliği istiyordum ben, biraz kararsızım hala. YGS 22 bin geldi, itü için ufak bir şans var. Bilgisayar ile ilgili yazılarınızı okudum ve algoritmalarla uğraşmayı sevebileceğimi düşünüyorum. Ancak matematiğim orta seviyede yani 40 civarı yapıyorum. Çok farklı bir zekam yok, çok pratik veya farklı düşünebilen bir insan değilim. Ama gerektiğinde çalışabilirim. Çalışmak yeterli mi peki? Lise boyunca da programlama ile falan pek ilgilenmedim, o nedenle de biraz özgüvensizliğim var bu konuda.

Reply

Yorumu silmişsin arkadaşa ne yanıt vermiştin?

Reply

Hatırlamıyorum bir yıl önce ne yazdığımı. Yanlışlıkla sildim herhalde. Yıldız Teknik %30 İngilizce, İTÜ'de İngilizce açılan derslerden bol bol alarak bu oran %80'e çekilebiliyormuş, YTÜ'de de aynı sistem vardır muhtemelen. Araştırın bi.

Reply

çalışmak yeterli ama sen çalışabilecek misin o mesele. zor olan çalışmak zaten

Reply

selam abi, itü elektrik mühendisliği 1. sınıfa başlayacağım fakat hedefim hep bilgisayardı ve 1. sınıfın sonunda yatay geçiş yapmaya çalışacağım. yapamazsam bile kesinlikle mezun olduktan sonra computer science da master yapmayı düşünüyorum. sence 4 sene elektrik okuyup sonra ön hazırlık dersleri alıp da cs de master yapsam 4 sene cs okumuş biri benim çok önümde olur mu? çünkü ben elektriğin dersleriyle uğraşırken o belki boş zamanlarında kodlama alanında kendini geliştirmiş olabilir ben bu farkı master yaparken kapatabilir miyim ?

Reply

bilgisayarın neresine kaydığına göre değişir. ama seçtiğin alanda çok geri düşmüş olmazsın bence.

Reply

Yorum Gönder