Bu yazı güncellenmiştir. Bu yazıyı okuduktan sonra aşağıda linkini verdiğim yazıyı da okuyun. Daha fazla içerik, daha yararlı bilgiler bulabilirsiniz.

http://azimliyazar.blogspot.com.tr/2014/06/yazn-ders-calsmak-2.html

*

Plan, program dedik ama bunu abartanlar oluyor.

Örneğin internette bir arkadaş beş kilo celal aydın çks almış. Kitapları filan yığmış.
Fotoğrafını çekmiş. Çalışma masasının fotoğrafını çekmiş. (Çalışma masasının üzerinde de laptop var. :)  "İlk 100 hedefliyorum." diye kendine hedef koymuş.
Azim %100 Kararlılık %100 Bilmemne %100 yazmış. Çocuktaki gaz da %100..
Kendisine negatif yorum yapanlara "Bir hedefi olup da çalışanların hedeflerine varacağını düşünüyorum." tarzında yorumlar atmış.

Aynı forumda YGSde milletin sonuçlarına bakarken tesadüfen bu arkadaşı gördüm. YGSde 10 bininci olmuş. (Sonuç hüsran :'( ;( ) tarzında yorumlar atıyor.

Erken başlayan tez yorulur arkadaşlar. (O arkadaş bunu okuyorsa kusura bakmasın, iyi örnekler kadar kötü örnekleri de göstermek zorundayım, amacım yardım.)

İnternette bunun örneklerine sıkça rastalayabilirsiniz. Google'a "yaz ders çalışma" türünde şeyler yazın görürsünüz.

Bu arkadaşlar daha yeni üniversite sınavına girmenin gazına geldiler. Belki büyükleri "Benim oğlum Hacettepede okuyacak." şeklinde gaz verdi.
Sorun şu ki acemilikle program yapmayı bilemediler. Çok sayısal kastılar, YGS'de gümlediler, moral bozukluğuyla zaten çok zor olan LYS'de de talihsizlik yaşamış olabilirler.
Yazın sözel çalışmadılar sonra sözele çalışacak vakit bulamadılar. Lisede adamakıllı kitap okumayıp YGS'deki paragrafları ustalıkla çözeceğini sandılar.

Siz şanslısınız çünkü tecrübesi olan 1 nesil daha kazandınız.

Yazın nasıl ders çalışacağınızın üzerinde durayım.

Arkadaşlar, bu yazıyı okuyanlarınızın büyük bir çoğunluğunun lisede düzenli olarak ders çalışmadığına adım gibi eminim.
Şu an hamsınız, ders çalışmaya alışık değilsiniz. Kendinize diyet programı gibi ders programı yapmayın. Yazın kendinize günde 7 saat ders yazmayın!!
Ayrıntılı bilgiyi "Plan nasıl yapılır?" başlıklı yazımda vereceğim.

2012 Türkiye 1.sinin konuşması: (2.30'dan itibaren izleyin.)



Gördüğünüz gibi aslında ders çalışmaya geç kaldınız. Yoo hiç de öyle değil! Tabii piyasadaki bütün kaynakları silip süpürüp hiç sınav heyecanı yaşamadan sanki peste arkadaşınıza koyuyormuş gibi ygs lysye girmeniz olası değil. Ama başarılı olmak için hiç de geç değil.
Zaten bunu ilk yazımda da belirtmiştim.
Hatta önünüzde koca bir yaz var.

Hamız, kendimizi sıkıp bunaltmıyoruz dedik ama yazın ders çalışmanın yararlı olduğu, hepinizin hevesli olduğu ve ben ne dersem diyeyim ders çalışacağınız bir gerçek.

O yüzden size yazın ders çalışma konusunda bir kaç seçenek sunayım:

1-YGS Sözel kasmak.

Bu benim yaptığım şey. Gayet de işime yaradı.

Arkadaşlar bunu mutlaka yapmalıyız. YGS Sözeli son ay çalışamassınız. Size işkence gibi gelir ve en sonunda söyleyeceğiniz söz "Yaa banane sözelden sınavda ne yaparsam o." olur. Sözeli son aya bırakırsanız ondan önce bir sürü sözeli patlak YGS denemesi yapmış olacaksınız.

YGS 1.sinin konuşmasını unutmayın. Adam 1 sene öncesinden başlamış sözel çalışmaya. Onun gibi bir sürü akıllı çıkacak ve YGS'de belirleyici dersler sözel dersler olduğundan YGS'de öne geçip LYS'de de sabit kalmayı düşünecekler. Oyuna gelmeyin. Bu açığı derhal kapatmalısınız.

Sözel dersler çok zevklidir arkadaşlar. Bir çok insan bunları hobi olarak yapıyor. Yaş kemale erince, spor yapamayacak duruma gelince ve daha olgun düşünmeye başlayınca sizin de hobileriniz "Edebiyat, tarih, felsefe." olabilir elbet. Neden bu hobilere şimdiden bir şans vermiyorsunuz?

Not: Eee coğrafya nasıl hobi olur demeyin. Coğrafyanın o ülkelerle ilgili kısmı tarih ve siyaset bilimlerinin olmazsa olmazı. Yani Doğu Akdeniz çevresini bilemezsiniz "Bu İngiltere niye Kıbrıs'ı işgal etti yav?" diye söylenir durursunuz. İklim kısımları da gayet zevkli olabilir, benim lisede meteorolojiyle ilgilenen arkadaşım vardı, hiç de öyle "aa inek" diyeceğiniz bir tip değildi.

Sözel çalışırken YGS 1.si gibi tüm kaynakları silip süpürmeyeceğiz. Bu ne akademik kariyerimizde işimize yarar, ne de hobi olarak baktığımız bu güzide derslerimizdeki bilgi dağarcığımıza bir katkısı bulunur.

Ben yazın Güvender ÖSS Türkçe kitabından Türkçe paragraflarına çalıştım, azıcık da bilmediğim dilbilgisi konularına baktım, tarihten 10.sınıf kitabı bitirdim bir tane (Osmanlı tarihi), coğrafyadan 1 tane kitap yarıladım, felsefeyi ise yazın çalışmadım okul zamanı servisle gidip gelirken test çözdüm.
Coğrafyanın geri kalanına martta çalıştım, tarihe bir daha çalışmadım sadece çıkmış soruların kitabını alıp oradan tekrar ettim. Ama ben çok fazla üzerinde de durmadım, zaten babam Edebiyat öğretmeni ve sosyalin her alanı da benim hobimdi. Amacım sınava adamakıllı çalışmadan önce ısınmaktı.
Size bu kadar hafif bir yük iyi gelmez.

Şimdi tecrübelerime dayanarak size ne yapmanız gerektiği konusunda fikir vereceğim.
Öncelikle şunları mutlaka alın. (Çıkmış sorularda tercihim son 47 olur ama 29 yıldan filan da zarar gelmez.)
Not: Meb'in tarih ve felsefe kitapları gayet yeterli. Ama bunları attıysanız veya çok zenginseniz konu anlatımlı kitap alabilirsiniz sorun yok.
Not2: Çıkmış sorular kitaplarınız konu konu olmalı. Yani 1999 soruları, 2000 soruları şeklinde değil, Ortaçağ tarihi soruları, Osmanlı Gerileme soruları şeklinde.)
-Çıkmış sorular Türkçe
-Çıkmış sorular Tarih
-Çıkmış sorular Coğrafya
-1 Tane Türkçe Konu Anlatımlı Kitap (İçinde paragraf konularıyla ilgili bilgi olsun, sırf dilbilgisi almayın.)
-1 Tane Tarih Konu Anlatımlı Kitap (İçinde test de olsun)
-1 Tane Felsefe Konu Anlatımlı Kitap (İçinde test de olsun, hatta çıkmış sorular da olsun, çıkmış sorular az olduğu için ayrı bir kitap almaya gerek yok.)
-1 Tane Coğrafya Test Kitabı (Konu Anlatımlı kitaba gerek yok. Coğrafyayı internetten videolu anlatımlarla çalışmalısınız.)

Bunlar yaz için yeterli. Kısa kısa ne yapacağınızı yazayım:

UYARI: Çıkmış soruların çözümü asla son üç haftaya bırakılmamalı. Bu yüzden sosyalin çıkmış sorularını yazın çözün.

En önce yapmanız gereken şey çıkmış sorular kitaplarınızdan hangi konulardan ne kadar çıkıyor ona bakmak.
Şimdi ben sizi bu dertten kurtarıyorum:

ygs 2010 : http://www.okulrehberlik.com/ygstercihrehberi.htm
ygs 2011 : http://www.rehberlik.biz.tr/dosyalar/oss/ygs.2011.analizi.site.png
ygs 2012 : http://tinyurl.com/ygs2012
ygs 2013 : http://www.samanyoluhaber.com/egitim/2013-YGS-sorularinin-ozel-analizleri/975510/

Ben direkt google'a yazınca bulduklarımı koydum, daha sağlıklı olması için mutlaka kendiniz de bunu yapın.
Bundan hareketle şöyle bir şey diyebilirsiniz: "Ortaçağ Avrupasından pek soru gelmiyor. Ben bu konuyu bir kez okuyayım, 1 testçik çözeyim yeter."
Ama sakın tamamen boşlamayın. Bu olay yüzünden Fizikteki sözellere hiç çalışmadım. Sonra Fizikten gümmm. :))
Hiç çıkmayan YGS konularını 1 kez okuyup 1 tane test çözmeniz yeterli. Coğrafyada özellikle.

Türkçe (Paragraflar): Türkçede paragrafların belli soru tipleri var. (Paragrafın konusu, ana düşüncesi, yardımcı düşünceler gibi)
Kitabımızda bu soru tipleri başlıklar altında incelenmiş olmalı.
Bu şekilde soru tiplerini önceden bilirseniz sınavda karşılaşınca önce aklınızdan soruyu sınıflandırırsınız. (Paragraftan önce soru metnine bakarak.)
Sonra da o soru tipi için genelde izlediğiniz yöntemi (tabii bu yöntem hemen şekillenmez, siz tecrübe kazandıkça..) uygularsınız.
Soru tiplerini öğrendikten sonra yapacağınız bol bol soru ve deneme çözmek olacak. Bunu yazın değil okul dönemine yayacaksınız. Günde aksatmadan yapacağınız 20 paragraf çözümü yeterli, ama aksatmamalısınız. Yatağa gideceksiniz, paragrafı unuttunuz, bari 10 tane çözün, kârdır.
Paragraf öğrenmeyi bitirip soruları da iyi çözdüğünüzü düşündüğünüzde süre tutmaya başlayabilirsiniz. Çünkü YGS'de paragraf sorularını tam verimle çözmeye bakacağız, süre olarak kendimizi sıkıştıracağız. (Sanki ben de giricem sınava höh)

Yeni bir paragraf kitabı almadan önce mutlaka çıkmış soruları çözün arkadaşlar.
ÖSYM'nin paragraf soruları en iyisidir. Genelde cevap net bellidir, üzerinde fazla tartışma olmaz. Kalitelidir. Babam Edebiyat öğretmeni ve bana her zaman "Diğer yayınların sorularını salla
ÖSYM'ninkileri çöz." Haklıydı. ÖSYM'den her ne kadar herkes nefret etse de bize sınavı yapacak o, onun sorularını çözmeliyiz ayrıca adamların sorular üzerinde emek verdiğini de unutmamalıyız.

Türkçe (Dilbilgisi): Türkçe dilbilgisi aslında ilkokuldan bildiğimiz şeyler. Konu anlatımlı kitabınızdaki örnekleri iyi inceleyin.
Gene çıkmış sorular üzerinden gidin, böylece sıfat türlerini ezberlemek gibi fazla ezberden kaçınmış olun. YGS'de soruya ve örneklere aşina olursanız soruyu kısa zamanda çözersiniz. Yok eğer aşina olmazsanız YGS 2013 Türkçe'deki gibi anlatım belirsizliğini anlatım bozukluğu zannedip işaretlersiniz, on saniye içinde nurtopu gibi bir yanlışınız olur. azimliyazar.blogspot.com

Tarih: Tarihte eğlenmenize bakın arkadaşlar. Savaşlar felan ilginç yav. O değil de Muhteşem Yüzyıl bir sürü ev kadınını televizyona kitledi. (Gerçi çoğu zaten kitliydi de..)
Tarihin bir hobi potansiyeli var gayet de. Sıkılırsanız youtubedan Osmanlı belgeselleri izleyebilirsiniz. *Kanije Savunması başlıklı yazımı da öneririm.
Ha sizde Osmanlı damarı yoksa size İnkılap tarihi verelim. Ülkemiz yoksulluğuna ve bitkinliğine rağmen alnının akıyla direnip ülkeyi işgal ettirmemiş. Diğer birçok ülkeye örnek olmuş ki sonradan dünyanın birçok yerinde "Kurtuluş Savaşları" türemeye başlamış. Ulu önderimizin katkılarıyla ülkemiz çok hızlı kalkınarak çağdaş bir ülke haline gelmiş.
Aman ha çok gaza gelip de Empire Total War oynamaya kalkışmayın.

YGS Tarih çalışırken tabii ki tarih ezberlemeyin, kişi ve savaşların üzerinde de çok durmanıza gerek yok. Yine "Çıkmış Soruların Önemi" başlıklı yazımda da yazdığım gibi çıkmış sorular üzerinden gidicez, veya hepimiz 3 sene tarih gördük, hocanın üzerinde durduğu ve okul sınavlarında
çıkan yerler de olur. (Değinmeden geçemeyeceğim, çok cins hocalar da var, bizim hoca Medleri sormuştu, aman dikkat.)
Ve tabii tarihi olgu dediğimiz önemli olayların üzerinde duracağız. Malazgirt savaşının klasikleşmiş önemi olan "Anadolu'nun kapısı Türklere açıldı." İstanbul'un fethinin sonuçları, Osmanlı'nın iskan politikası, Viyana kongresinde "Herkese şapır şupur Osmanlıya yarabbi şükür." denerek Osmanlı
aleyhindeki azınlık isyanlarına destek verilmesi, ilkelerin ve inkılaplarla bağdaştırılması.

Sorular genel olarak yorum sorusu olduğundan Tarih kolay, ama bilgi olmadan yorum da olmaz, o yüzden mutlaka konuları okumalısınız. Okuduktan sonra da test çözün. Çıkmış soruları da çözdükten sonra hazırsınız. Yaptığınız denemelerle tarih çokça pekişecek zaten, soru çözümünü çok abartmaya gerek yok.

Ama tekrar amaçlı çıkmış sorularda yaptığınız hataları son üç haftada tekrar etmenizi öneririm.

Coğrafya: Coğrafya biraz zor malesef. Çoğumuz sınavdan önce çalıştı buna, belki de ona bile gerek görmedi. Biraz baş yakacak gibi.
Şu varki arkadaşlar, coğrafyada birçok konu birbiriyle bağlantılı ve mantıklı açıklaması var.
Örneğin levha sınırları, deprem kuşakları, sıcak su kaynaklarının sık olduğu bölgeler çakışır.
Ezbere kaçarken bile kendinize mantıklı açıklamalar bulabilirsiniz. Örneğin Akdenizden Atlas Okyanusuna açılan kapı olan Cebelitarık boğazı Tarık adını bir Arap komutanından alıyor, "Tarık" Arap ismi. Sahi Araplar bir ara İspanya'ya egemendi değil mi? Cebelitarık boğazı da İspanyaya
komşu. İspanya'da diyemeyeceğim çünkü İngiltere işgal etmiş durumda. Boğaz görünce affetmiyor pisboğazlı herifler.
Veya gene ezbere kaçıcaz ama mantıklı açıklama bulamadık. Alın size hafıza teknikleriyle YGS. Hürmüz boğazı nerede? İran-Umman arasında.
İranlılar soruyorlar. "Hür müyüüüüz??" Başka bir İranlı yanıtlıyor "Hayır, öyle olduğumuzu hiç ummam, sen de Umman."
Evet bu rezil örnekle de artık Hürmüzün İran-Umman taraflarında olduğunu sittin sene unutmazsınız.
Not: Haritadan hürmüz boğazını bulmayı unutmayın. Coğrafyada mutlaka harita kullanın.

Coğrafyadaki bir başka önemli avantajınız ise az konu olması. İlk 5 ünite; Dünyanın şekli ve coğrafi konum, dünyanın hareketleri harita bilgisi, iklim bilgisi, iç dış kuvvetler bunları bilin. Bir de Türkiye'nin özelliklerini bilin. (iklim, bitki örtüsü, ekonomik faaliyetler, iklim en önemli, diğerleri iklimin sonucu zaten.)
Son olarak bir de doğal afetler patlatın. (erozyon, heyelan.)
Alın size YGS coğrafya.

Defalarca söylediğim gibi saf ezbere gitmeyin. Mağmatik kayaç türlerini ezberlemenize gerek yok. Mermermiş, gnaysmış boşverin. Saf ezber çıkmıyor pek. (2010'da biraz aykırı sorular var ama.)
Zaten 12 tane soru için bu kadar da zahmete girilmez. Yapmazsınız ama tutup da iklimlerin özelliklerini tek tek ezberlemeyeceksiniz, ana fikri kapmaya çalışın.
Örneğin ekvatoral iklim 25 derece civarı, her mevsim yağışlı (dolayısıyla yağış rejimi düzenli) , oldukça istikrarlı bir iklim. İsminden de anlaşılacağı gibi ekvator çevresindeki (çizgi olan) Amazon (Brezilya) ve Kongo taraflarında (Amazon Kongo havzaları) görülür.
Muson ve subtropikal iklimde ise yazları yağışlı. Muson Hint Okyanusu kıyıları, Hindistan ve Güneydoğu Asya ülkelerinde görülüyor.
Böyle iklimlerin karakteristik özelliklerini bilmeye bakın.

Coğrafyayı internetteki konu anlatımlardan çalışmalısınız.
Kitaptan çalışmaktan çok daha yararlı olacaktır.
İlk aklıma gelen konu anlatım siteleri korfezvideo.com ve teknofem.com Anlamadığınız konuyu iki siteden de çalışın, googledan farklı siteler bulun en olmadı youtube'a konu ismini yazın.

Çıkmış soru analizinizi unutmayın. Çalıştığınız halde coğrafyayı hala yapamıyorsanız, konu tekrarı ve test çözümü yapın.

Felsefe: Malesef bu güzide ve favori dersim abartıldı, Nihat Doğan bundan yaptı biz almayalım dendi. Belki de okuldan anlayışı para kazanılan yer olan öğretmenlerce öğrenciler bu dersten soğutuldu. Terimler bu dersi anlaşılmaz gibi gösterdi.
Abim ÖSS'den sonra "Hehe millet felsefe diye dövündü durdu, ben hiç test çözmeden girdim, ful çektim." demişti.

Felsefe sorularının cevapları paragraflarında gizli.

Ben felsefe çalıştım, test çözdüm. Size de tavsiye ederim.

"Ee madem cevaplar sorunun içinde gizli. Niye çalıştın kardeş mal mısın?"



Arkadaşlar daha önceki "Ygs süre kullanma rehberi" başlıklı yazımda Sosyale 20-25 dakika ayırmanız gerektiğinden bahsetmiştim.
İyi de arkadaşlar bu felsefedeki paragraflar üzerinde uzun uzun düşünerek mümkün olmaz ki.

Örneğin LYS 2013 sorusu. Sıradan bir öğrenci önce soruya bakar "Bu parçaya göre, insanların anlaşmalarına neden olan unsur aşağıdakilerden hangisidir?" sonra parçayı okur, şıkları okur, biraz düşünür ve doğru olduğunu düşündüğü şıkkı işaretler.

Felsefe bilen öğrenci ise soruya bakmadan önce paragrafın en başındaki "Hobbes" ismi gözüne çarpar. Hobbes ne diyordu? "İnsanlar kendi isteklerini ön planda tuttukları için birbirlerine zarar verirler, bu durum onların güvenliğini tehlikeye düşürür. Bu yüzden zora başvurma yetkisini ve gücü başka bir otorite devretmişlerdir. İnsan insanın kurdudur." Merak etmeyin bunlar bir-iki
saniyede akılda kıvılcım gibi çakar. Bunları hatırlayınca paragrafı okumadan şıklara bakacak, kısa zamanda doğru şıkkı bulacak sonra da kendini rahatlatmak için paragrafa hızlıca göz gezdirip haklı olduğunu görecek.

Tabii bütün sorular böyle çözülmüyor, mutlaka paragrafı okumanızı gerektiren sorular da var.

Felsefe çok fazla üzerinde durulması gereken bir ders değil. Çalışmanız size sınavda zaman kazandıracak bu kesin. Ama Türkçeye çok yumulup da hiç felsefe sorusu görememeniz de olası. Ama zevkli bir ders bunu unutmayın, insanların yaşamı, dünyadaki işleyişi anlama çabasıdır felsefe.

Eveeet arkadaşlar, yazın ders çalışma planımızın birinci basamağı böyle. Toparlarsak, mutlaka yazın sözelleri halletmenizi öneriyorum çünkü başka zamanınız olmayacak. Erteledikçe hevesiniz geçecek ve alanım değil diyip sözelleri boşvereceksiniz.

ÇOK ÖNEMLİ UYARI: İyi de bu kadar test çözdük, ne işimize yaradı? Dershaneniz açıldığı gibi sormaya gidiyorsunuz arkadaşlar. Muhtemelen dershanede sizin gibi elemanlar pek yoktur, sözel etütleri/ofisleri artık ismi neyse boştur. Zaten eşit ağırlık ve sözeller de daha yolun başındayken sallamazlar.
Size gün doğar.

- Yoruldum ama yazıya devam etmek durumundayım çünkü aranızda sözel çalışmaktan yorulmamış canavarlar olabilir. Şimdi yazın sözelden başka neler yapabileceğinizin üzerinde durayım.

2-) 11.Sınıf Tekrarı

11.Sınıf tekrarı yaparak daha yeni öğrendiğiniz bilgileri pekiştirebilirsiniz. Muhtemelen YGS-LYS arasındaki 80 günlük döneme kalacak olan 11.sınıf konuları diğer sınıflara göre nispeten kolay ama tek atış hakkınız var, defalarca tekrar edemiyorsunuz. Ama şimdi tekrar ederseniz YGSden sonra 2. kez tekrar etmiş olursunuz ki çok tekrar iyidir.

11.Sınıf tekrarı yapacaksanız tekrarı gene konu anlatım videolarıyla yapın derim, sırf test çözerek değil. Özellikle kimyanın tekrarını yapmak size fayda sağlar.
Fizikte ise adamakıllı tekrar edecek konu yok, ilk dönem konuları (kaldırma kuvveti, basınç, denge moment, ağırlık merkezi) zaten ygs konuları, işleyeceksiniz bunları.
Modern fizik, fotoelektrik olay, ışıma serileri filan bunlar kolay, lysden önce halledersiniz rahat. Mıknatıs ve momentum da kolay. Ben fikri verdim valla siz bilirsiniz :))

Ha ama 11.sınıfta adam akıllı çalışmadıysanız başka alanlara yönelebilirsiniz.

Not: Bunun hakkında az yazdım ama gayet mantıklı yöntem, yanlış anlamayın.

3-) 12.Sınıfa Başlamak

Ben 11.sınıf tekrarı değilde 11.sınıf kimya + 12.sınıf yapardım şimdiki aklım olsa.

Neden diye soracak olursanız:

Matematik: Özel Tanımlı Fonksiyonlar ve Fonksiyon grafikleri, Limit, Türev, İntegral
Kimya: Organik Kimya
Biyoloji: Sistemler

Hepsi de daha önce adını sanını duymadığınız BABA konular. 
Meb zor dersleri son yıla yığarak başarılı bir iş yapmış.

Bu konular olunca 12.sınıf öğrencilerinde bir "YGS hallediyoruz, peki okul sınavlarını napcaz?" havası olur. Yazın hevesle başlayan genç bireyler okul sınavlarından sonra birbir YGS-LYS defterini kapatıveriyorlar.

Sınavlara çalışırken uykusuz kalmak istemiyorsanız, bu konulara yazın çalışın arkadaşlar. Okul başladığında mecburen çalışacaksınız zaten.

Bu konulara çalışmanın yararı şudur:

Birinci kısım öğrenciler konuyu önce dershanede görür. Sonra okulda görür. Sonra YGS'den çıktıktan sonra dershanede bidaha görür.
Bu öğrencilerin 3 kez tekrar etme şansı olur.
Bu arada konuya zaten çalıştıkları için okul sınavı da onlar için çok problem olmaz.

İkinci kısım öğrenciler önce okulda görür. Bu arada hocalar da dandikse kafaları karışır özellikle limitte. Sonra dershanede görür.
Bu öğrencilerin 2 kez tekrar etme şansı olur.
Bunlara okul sınavı zehir olur.

(Tabii insan video izleyerek kendine 21832323 tane tekrar şansı yaratabilir. Ama dersi adamakıllı işlemek başka.)

Genel olarak birinci kısımdaki öğrenciler daha başarılır. Siz de birinci kısıma girip fazlaca tekrar şansı yakalamak için 12.sınıfa yazın başlayabilirsiniz.

Ayrıca 12.sınıfa yazın hemen başlayıp bitireceksiniz diye bir şey yok. "Ne koparırsam kârdır." mantığıyla hareket etmelisiniz.
Söz gelimi
Biyolojide: birinci (üç sınav varsa ikinci de) sınav konuları olan sindirim, solunum, dolaşım'ı halledin.
Dikkat!: Üçü bağlantılı ve dolaşım sistemi yolu şekli iyice ezberlenmeli yoksa çok karışıyor.
Kimyada: Adlandırmayı izomerliği bitirin. Tepkimelere gelin. Zaman varsa tepkimelerde de alkan, alken, alkinleri bitirin.
Matematikte: ÖTF çok basit, zaten bütün soruları test tekniğiyle (xe değer ver yyi bul şıklardaki grafikleri incele) yapıyorsunuz.
Limitin tanımı ilk başta size biraz karışık gelecek, o yüzden o tanımın üzerinde durun ve kafa yormayan bir anlatıcı bulun.
Son olarak türevde basit türev alma işlemine kadar gelin. Türev almak kolay, öğrenin, sadece basit kuralları var.
Türev almadan sonra maksimum minimum problemleri gibi zımbırtı konular var, fazla zor değil. Ama buraya kadar geldiyseniz
burada bırakmanıza bir şey demem, şayet bu çalışma sizi 2-3 ay belki ilk dönem boyunca rahat ettirecektir.

Not: Yalnız arkadaşlar ben yazın hiç sayısal çalışmadım. Çünkü soru sormam lazımdı, soru sormam için hoca lazımdı, etüt merkezine gitmeli veya özel hoca tutmalıydım. Cimrilik ve tembellik edip çalışmadım. Siz sayısal çalışacaksanız öyle bir yığın test çözüp sonra hiç sormadan testlere bir
daha dokunmamazlık etmeyin. Bu çalışma değildir. Hoca tutacak paranız yoksa internetten sorun. Bazı sorularda tartışma çıksa da donanimhaber ygs/lys bölümünden yardım alabilirsiniz. (http://forum.donanimhaber.com/forumid_615/p_/tmode_1/smode_1/tt.htm)

4-) Niye hiç YGS sayısaldan bahsetmedin?

Nedeni basit. YGS sayısalları kolay. Dershane adım attığınız anda ilk işleyeceğiniz şeyler YGS olacak. Yazın YGS çalışmanın bir getirisi yok çünkü buna çalışmaya bol zaman var. Fakat kafa rahat bir şekilde sırf lys kasacağınız sadece iki buçuk ay var. ;)

Örnek program için "Plan nasıl yapılır?" isimli yazıya gidin.